Ana Sayfa

Yeni sitenize hoş geldiniz.

Yeni sitenize hoş geldiniz! Düzenle bağlantısına tıklayarak bu sayfayı düzenleyebilirsiniz. Sitenizi özelleştirme hakkında daha fazla bilgi için http://learn.wordpress.com/ adresini kontrol edin

Son yazılar

Hakimiyet-i Milliye Çarşısı ve İsmail German

2005 yılı dolaylarında $ 25 000 ödeyip Üsküdar Çarşısında ÖSYM bürosunun hemen 50 m. kadar yakınında 4 adet büro aldım. Niyetim bilgisayar desteği ile çalışır bir dersane açmak ve dersane ücretlerini çok aşağılara çekmek. Ayda öğrenci başına 50 TL olayına çekmek.
Daha satın alırken “Korkmazlar Çarşısı” ve “Kamil Han” vb. binaların içerisinde bulunduğu bölgede istimlakten söz ediliyordu ve buralar yıkılacak deniliyordu. Bu rivayet köken olarak belki 10-15 sene de gerilerden geliyordu. Ben konumun değerine baktım ve belediyeler bu istimlakin bedelini ödeyemezler, altından kalkamazlar dedim.
Bürolar için bugünün, 2020 yılının parası ile 175 bin TL ödeyince ve giderlerle birlikte toplam 180 bin TL elden çıkınca, elde nakit kalmadı, doğrudan dersaneciliğe girişemedim. Zaten 1986 yılında Basic programlama dili ile başlayan ve maalesef hüsran ile sonlanan bir bilgisayar destekli eğitim maceram vardı ve yeni olanaklarla sürdürmeye çalışıyordum. Sürdürmek kanımca gerekliydi, normal süreçte eğitim giderleri giderek artarken, hane gelirleri sabit değerler bazında giderek düşecekti. Bu daha 1965 yılında dünyanın durumunu değerlendiren uluslar arası toplantılarda sezilmeye/belirginleşmeye başlamıştı ve MIT’de Meadows’ların yaptığı simülasyon çalışması da gerçekte nokta koymuştu.
O sıralar daha gelişmiş bir dilden giderek C++ Builder (Borland) ile şunları yapmakta idim:

  • 6000 soru içeren bir veri tabanı.
  • Öğrenciye konuyu öğretecek bir dizi ders anlatım yazısı.
  • Konunun soru bazında, soru-be-soru öğretilmesine olanak verecek şekilde düzenlenen bir arayüz. Öğrenci soruyu çözemediğinde ona gerek yazılı gerek görsel ipuçları vererek çözüme yardımcı olacak bir arayüz.
  • Yanıtları değerlendirerek öğrenciye durumu hakkında feedback verecek modül.

Gerek vakit, gerekse nakit darlığı karşısında ben yazılımı sürdüreyim ve bürolorı da kiraya vereyim dedim. 4 adet büro aylık toplam 400 $’a kiralandı. Yıllık 5000 $ getiri, 6 yılda amortisman, oh ne güzel değil mi?
Öyle olmadı tabii, kiracı parayı ödeyemiyor. Biri giriyor biri çıkıyor. En azından yarı zaman boş ya da ben borcu bağışlıyor, parayı almıyorum.
2006 dolayı ben 6000 soruyu bilgisayara girdim ve dershane altyapısını hazırladım. 6 da bilgisayar aldım ve bürolardan birinde dershane çalıştırmak istedim. Çocuğa ben de yardımcı olacağım güya. Ama çocuk bulmak ne mümkün, hepsi yılda günün parası ile 300 TL vermek yerine 3000 TL vermeyi ve anlı-şanlı (soru hırsızı) dershaneleri yeğliyorlar. Bu dershaneler benim asıl hedefimde olan iyi öğrencilere büyük indirimler de yapıyorlar. İlk 10 içerisindeki öğrencilerin ödedikleri ortalama bedel yıllık 500 TL dolayında ve benim aklımdaki tutarın çok da üstünde değil.

Benim çocuklarım bile öyle yaptılar. İyi öğrenciler olarak yılda 750 TL ye dershane bulabiliyorlardı ve Fatih Dershanesi’ni yeğlediler. Doğrusu şikayetçi de değilim, çocukların aldıkları eğitim o ödenenin karşılığının kat be kat fazlası oldu. Haa soruları belki çalma, belki önceden bilerek öğrenciyi buna göre hazırlama durumu da oldu, ama benim çocuklarım bir çok şeyi okulda ya da benim yaptıklarımdan değil, söz ettiğim dershaneden öğrendiler.
Dershaneye öğrenci bulamadım, bazı dostlarım Üsküdar İlçe Milli Eğitim Md.’ünü tanıyoruz gidelim konuşalım dediler ama ben 40 takla atarak öğrenci de arayacak ahlaksız değilim, CD çıkaralım dedim. MDED diye 6000 soruluk CD yi çıkardım. 5 TL maliyet var, 10 TL ye satacağım, ama satamadım. Bir pazarlamacı çıktı, ben bunları 100 TL ye satar sana da 10 TL veririm dedi ama bu benim ilkeme aykırı, ben çalışacağım diğerleri beleşten kazanacaklar. Ben özellikle köydeki öğrenciye yardım etmek istiyorum.
Yıllar yılları kovaladılar. Sanırım 2006 sonuna doğru Mustafa Ünal aracılığı ile Hüseyin Çelik ve müsteşarı/ekibine bilgisayar destekli eğitim projesini gönderdim. Fatih Projesi oldu. Kuşa döndü. Neden Fatih Projesi oldu, çıkış noktası ekibin Fatih Dershanesi ile ilintisi mi yoksa benim yazı üzerindeki adresim mi (Fatih’de oturuyordum) bilemdim, ekip bana hiç dönmedi. Gerçekte yazılım nedenli dönmesi gerekirdi ama Türk’ün özgüveni yüksek olmalı, korkarım hatalı özgüven ve beğenilme arzusu kaynaklı olarak bana dönülmesine gerek görülmedi.
Ben http://www.test-dr.com u Internet’te açtım, sayfaları hazırladım ama çok karışık hazırlamışım, Google çok karışık basitleştir dedi. Ben açıklama istedim ama Google in öyle bir özelliği yok. Anlaşıldı ki ben reklamdan kazanamayacağım. Zaten reklamdan kazanılan para da Türkçe deyimle “emek korumaz”.
Öte yandan öğrenci de anlamak için uğraşmıyor, komprime hap alıp sınavda başarılı olmak istiyor. Kişinin yaşamı tek sınava bağlı olduğunda bu pragmatizm zorunlu. Hocalar H2SO4 (sülfirik asit) öğretirken “Hasan2, SalakOsman4” diyerek öğretiyorlar ama olay gerçekte “Hasan2, SülünOsman4”. Net ve açık yazayım: ÖĞRENCİ DE ÖĞRETMEN DE GENİŞ ORANDA SAHTEKAR. BU KAFA İLE DE REKABET YAPILMAZ. Öğrenci hayatımı kurtaracağım diyor, öğretmen düşük kazancını yeterliye dönüştürme derdinde. Öğretmen mesaiden tasarruf edip özel ders verme derdinde. Sistem yoz ve geniş ölçüde de yozlaştırıcı.
Ve 2015 yılı Ekim ayında büyük oğlum Akçaabat Fen Lisesi ne gitti. Benim daha alırken buralar yıkılacak dendiğini bildiğim büroların da yıkılma başlangıç haberi 2015 Aralık ta geldi. Ben aradaki süreyi gerek eğitim ve gerek sağaltımda gördüğüm aksamalara om bulmak için harcadım, ama nafile. Destek veren “host”um da çok önemli, ziyaretçilerin %90’ını toplayan “DERSANE” adlı dosyamı kaybedince pes ettim.
Akçaabat Fen Lisesi ayrı bir macera. Özetle öğrencilere o günün okul müdürü Ali Balta sayesinde yaptığım konuşmayı hemen hiç biri anlamadılar. Konuşmanın özü sağlıklı toplumsal iş-bölümü için her bireyin kendi yeteneğine ve dünya konjuktürüne göre konuşlanması ve buna daha lise çağlarından planlı bir şekilde hazırlanması idi. Öğrencilerin ise %95’i tıp okumak istiyor, ben liseyi bitirirken sınıfın en iyi 3-5 öğrencisinin aklına bile gelmezdi, bizim derdimiz vatan kurtarmaktı. Aslan değil de Şaban muamelesi gördüğümüzden toplumsal eğilimler bile değiştiler. Değiştiler ama, EN ZEKİ İNSANLARI TANI AĞIRLIKLI, SAĞALTIMI BAŞKASININ ALETLERİNCE ve YÖNTEMLERİNCE YAPILAN TIP SEKTÖRÜNE GÖNDEREREK ULUSLAR ARASI ARENADA REKABET YAPAMAZSINIZ.

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla